Hakkımızda

YORUG’un hikâyesi, bir tasarımcı ile çocukluğundan beri tarihin tozlu sayfalarında kaybolan iki kafadarın bir araya gelmesiyle başlar.

“Kültürümüzden çok uzaklaştık, farkında mısın?
Sessizce asimile ediliyoruz.”

Bu sözün ardından odayı derin bir sessizlik kaplar.

Ben, köklerden kopmayan bir isim isterim:
“Adı YORUG olsun,” derim. “Yörüğü çağrıştırsın.”

O ise işi bugünün içine taşımak ister:
“Kültürümüz anın içinde yaşatılsın,” der.

Sonra tekstilde karar kılarız.
Amacımız sadece üretmek değil; kültürümüzü canlandırarak Anadolu’yu ve Türk kültürünü, bugünün diliyle bütün dünyaya anlatmaktır.

Biz ne yapıyoruz?

Biz, anlatılmayı bekleyen hikâyeleri dinliyoruz.
Tozlu raflarda kalmış kelimeleri, unutulmuş motifleri, yarım kalmış anlatıları.

Sonra onları bugünün dilinde yeniden kuruyoruz.
Kumaşla, çizgiyle, formla.

YORUG’ta her tasarım bir masalın parçasıdır.
Başlangıcı köklerde olan, yolu bugünden geçen bir masal.

Anadolu’nun sessiz gücünü bağırmadan taşırız.
Çünkü gerçek hikâyeler yüksek sesle anlatılmaz.

Biz ürün üretmeyiz.
Biz, kültürü yaşatmanın yeni bir yolunu ararız.

Ve bu masalda,
okuyan da, giyen de, hisseden de
hikâyenin bir parçası olur.